 |
 |
YARDIM
EDİN !
31 Mayıs günü Sultanbeyli'den bir hanım aradı, Aile kabristanını
ziyarete gitmiş, yürürken çalılar arasından gelen iniltiler
üzerine sesleri takip ettiğinde, başı taşla ezilmiş bir anne
köpek ile gözleri henüz açılmamış 6 yavrusunu bulmuş...4'u yaşıyormuş...
Aldık, Vetline Hayvan Hastanesi'ne getirdik ama ayni gün 3'ü
melek oldu... İçlerinden sadece bir kızımız hayata tutundu...
Biz O'na "Gülbebek" dedik. Çünkü hayat o'na gülsün istedik...
Kritik dönemini atlattı, aşılarına başlandı... 24 saat veteriner
hekim abla ve ağabeylerinin özel ilgileriyle steril ortamda
bakıldı... "illa ki cins olsun" demiyorsanız., "birazcık rott
taklidi" yapması sizin için yeterli ise... Gözlerindeki hüznü
neşeye çevirecek ve her ne olursa olsun onu asla terk etmeyecek
iseniz;
Bizi arayın;
İnci Kutay (0532) 2122276 Deniz Karaduman
(0532) 6270238 |
|
|
 |
 |
|
|
 |

Maviş ve otistik çocuklar ziyareti...
PAYLAŞILAMAYAN MAVİŞ?
Maviş, otistik çocuklarımız tarafından Yedikule hayvan barınağında
ilgi odağı oldu...
Çocuklarımız da Maviş de çok mutluydular....
"Mesajımız var"
Sevgili Dostumuz, Yedikule Hayvan Barınağı Gönüllü Yöneticisi Meral
Olcay, buğun Maviş'in resimlerini gönderdi...
Barınağındaki 2000'e yakin köpekle tek tek ilgilenen, hepsinin isimlerini,
özelliklerini ezbere bilen, tüm yoğunluğuna ve bir saniye boş zamanı
olmamasına rağmen, Meral Olcay, en umutsuz denilen vak'aları dahi
hayata döndürmeyi basardı...
|
|
 |
 |
|
 |
 |
14 temmuz'da Tuzla belediyesi ekipleri 4 saat ara ile iki trafik kazası getirmişti..
İçlerinden bir tanesi felç olmuştu...
Henüz çok gençti...belki 5 aylık...
Belinden aşağı hareket etmiyordu ama yasamak istiyordu...
Aytaç Bey'in kliniğinde teşhis, tedavi derken çok fazla kalmasına imkan yoktu...
Bir eve çıkması, ona bakacak, banyosunu,egzersizini yaptıracak,
yemeklerini, ilaçlarını aksatmayacak, ona sevgi verecek bir gönüllü anneye ihtiyacı vardı...
Sude Hanım'ı tanımıyorduk ama gönderdiği mailde seve seve bakımını bir süre üstlenebileceğini yazmıştı...
23 temmuz günü Aytaç Bey'den oğlumuzu aldık, Sude hanımla buluşup, evine yerleştirdik...
O gün ve ertesi günü telefonlaştık, bir sorun yoktu...
Ama sevincimiz çok kısa surdu çünkü 25 temmuz sabahı erken saatte Sude Hanim, bakmaya devam edemeyeceğini, bel sorununun olduğunu, hastaneye gitmesi gerektiğini, oğlumuzu TRM' ye bırakacağını söyledi...
Ne yapacağımızı şaşırmıştık çünkü çok hazırlıksız yakalanmıştık...
TRM' ye gittiğimizde bizden önce gelmişlerdi...
Sude hanım, oğlumuza Fındık ismini vermişti...
Fındık, 2 gün öncesine göre inanılmaz gelişme göstermişti...
çünkü Sude Hanım ve esi Kürşat Bey, Fındık'ı iyileştirmek için evde bir yürüme banti yapmışlar, banyo, masaj,egzersiz,ilaçlar derken inanılmaz bir caba göstermişler, Fındık'ta tüm bu çabaları karşılıksız bırakmamak için yasama tutunmuştu...
TRM' de felçliler için bir bolum yok...
Ve tabii özel ilgilenecek gönüllümüz de...
"Ne yapacağız?" derken, ekip içinde en güvendiğimiz,sevdiğimiz dostumuz Mustafa Bey,
"aşağıdaki tedavi konteynırına koyalım" deyince bir anda içimiz ferahladı...
Sude Hanim, Fındık'tan gözyaşları ile ayrıldı...
Mustafa Bey, elemanlara konteynırın içinde Fındık için bir bolum hazırlattı, oraya yerleştirdik...
Yara açılmaması için sürekli kuru tutmak ve banyo yaptırmak, kasların güçlenmesi için egzersiz gerekiyor...
İlaçlarının aksamaması, gıdasının özel olması..
ve bunun için de "GÖNÜLLÜ" gerekiyor....
Ve bu sözüm de eğer okuyorlarsa.,
Belediyedeki yetkililere;
Lütfen kadro oluştururken dostumuz Sayın Mustafa Pilten gibi mesleğinde son derece basarili olmasının yani sıra, insani ve vicdani özelliklere, merhamet duygusuna sahip kişilerden yana secim yapın....
|
|
|
 |
 |
merhaba
;
öncelikle size tekrar teþekkür ederiz çünkü
boncuk bizim bebeðimiz gibi oldu onu cok seviyoruz.
|
| Devamı
için tıklayın...
|
 |
Merhaba,
merhaba biz pamuğun yeni ailesi pamuk hayatımız boyunca gördüğümüz
en akıllı kopek onu çokkk seviyoruz eminiz ki oda bizimle çok mutlu..
|
|
Devamı
için tıklayın...
|
 |
Merhaba,
16 Mart 2008 de ekte resimlerini yollamış olduğum Foks' u sahiplenmiştik.
Henüz bir ay bile dolmadan birbirimize çok alıştık.
|
| Devamı
için tıklayın... |
|
 |
Çağla, kardeşleri ile birlikte annesini ikna etti ve babası ile birlikte gelip göz bebeklerimizden birini alıp evlerinin yolunu tuttular...
Onlarla çok mutlu olacağından eminiz...
|
 |
Ne kadar mutlu görünüyor yeni ailesi ile değil mi???? |
 |
Yeni evine doğru giderken... |
Diğerleri
için tıklayın...
|
 |

Bu
malzemeler her daim lazım... |
rifocin
amp
zefiran
depocilline 1.2
terramycine spray
nazal broncihine
sendesorb 1 numara
sendesorb 3/0 numara
adrenalin ampul
ivomec flakon 100 ml.
helmipar şurup |
|
 |
ORMANDA
HAYAT !
|
|

Diğerleri
için tıklayın... |
Geçen
hafta gönüllümüz Güher Hanım ve IBB TRM ekibi ile birlikte
yine ormanda yemek dağıtıyordu... O gün ben de onlara eşlik
ettim...
Tabii "orman" dediğimiz yerler arasında mesafeler
çok uzun...her ilçe başka bir yere atıyor...
Burası Kurfallı...
Resimdeki bebekleri Güher hanım ve arkadaslar iki hafta kadar
önce geldiklerinde görmemisler..
Anneleri de yoktu...Ya anneyi yakayamadılar ya da....kimbilir
ne oldu...Belki en yakın köye veya getirildiği şehrin içindeki
yere gitmeye çalıştı yuvrularına yemek bulabilmek için...Yemekleri
döktük, dönmek için arabaya bindik ama az ileride bir yerlerden
bebek havlaması geliyordu...Ekipteki arkadaşlardan biri binmedi.,sesin
geldigi yöne doğru yürümeye başladı...
Biz de araba ile takip ettik.Eliyle "gelin" işareti
yaptı, indik...Birileri cok derin bir çukur kazmış..."Herhalde
define arıyorlardı" dedi ekiptekiler...Çukurun dibine
eğilince araya sıkışmışs bebeği gördük...Mehmet indi, ardından
da Erol ekipten...Kucaklayıp resimde gördüğünüz kardeşlerinin
yanına koydular...Eger o gün oraya gitmeseydik.,o sesi duymasaydık..Gerçi
"ne degisti" diyeceksiniz...Bir günlük veya iki
günlük yemek bıraktık...Aynı yere sıra taa 15 gün sonra gelecek...Ve
o yavrular orada olmayacak...
Onların yerine yenileri atılmış olacak...Ve bu kısır döngü
hep devam edecek...
Neredesiniz?
|
|

Anne
ve çocuklar. IBB"deki görevli arkadaşlarımız ve Gönüllümüz Güher hanım'ın
çabaları ile atıldıkları bu orman kösesinde hayatlarını sürdürüyorlar...
Sıra haftada 1 kez onlara geliyor. Onlarsa; insanların nankörlüğüne,
merhametsizliğine, sevgisizliğine adeta ders vermek istercesine sabırla
bekliyorlar...
|
|
 |