YARDIM EDİN !

31 Mayıs günü Sultanbeyli'den bir hanım aradı, Aile kabristanını ziyarete gitmiş, yürürken çalılar arasından gelen iniltiler üzerine sesleri takip ettiğinde, başı taşla ezilmiş bir anne köpek ile gözleri henüz açılmamış 6 yavrusunu bulmuş...4'u yaşıyormuş... Aldık, Vetline Hayvan Hastanesi'ne getirdik ama ayni gün 3'ü melek oldu... İçlerinden sadece bir kızımız hayata tutundu... Biz O'na "Gülbebek" dedik. Çünkü hayat o'na gülsün istedik... Kritik dönemini atlattı, aşılarına başlandı... 24 saat veteriner hekim abla ve ağabeylerinin özel ilgileriyle steril ortamda bakıldı... "illa ki cins olsun" demiyorsanız., "birazcık rott taklidi" yapması sizin için yeterli ise... Gözlerindeki hüznü neşeye çevirecek ve her ne olursa olsun onu asla terk etmeyecek iseniz;

Bizi arayın;
İnci Kutay (0532) 2122276    Deniz Karaduman (0532) 6270238
M E R K E Z İ M İ Z
D E S T E K   O L U N !
S A H İ P L E N İ N
A C İ L   İ H T İ Y A Ç L A R I M I Z
H A B E R L E R
D E S T E K  V E R E N L E R
TRAFİK KAZALARI VE TEDAVİLER
İ L E T İ Ş İ M
 M E R K E Z İ M İ Z
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tuzla Hayvan Rehabilitasyon Merkezi 2000 yılında Aydınlı/Tuzla'da kuruldu.

Bu merkeze, kendi sınırlaı içinde barınak ve kısırlaştırma üniteleri bulunmayan Maltepe,Kartal,Pendik ve Tuzla Belediyeleri Istanbul Büyükşehir belediyesi ile yaptıkları protokol anlasması doğrultusunda ilçelerinden toplanan sahipsiz köpekleri getirmektedirler.

Merkezin basında hafta içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadrosundan 3 veteriner hekim bulunmaktadır.

İlçe belediyelerinden ise yine hafta içi sırayla yarım gün veteriner hekimler gelmektedir.
İşçi sayısı yaklaşık 25 civarındadır.
Devamı için tıklayın...


Maviş ve otistik çocuklar ziyareti...
PAYLAŞILAMAYAN MAVİŞ?

Maviş, otistik çocuklarımız tarafından Yedikule hayvan barınağında ilgi odağı oldu...
Çocuklarımız da Maviş de çok mutluydular....

"Mesajımız var"
Sevgili Dostumuz, Yedikule Hayvan Barınağı Gönüllü Yöneticisi Meral Olcay, buğun Maviş'in resimlerini gönderdi...

Barınağındaki 2000'e yakin köpekle tek tek ilgilenen, hepsinin isimlerini, özelliklerini ezbere bilen, tüm yoğunluğuna ve bir saniye boş zamanı olmamasına rağmen, Meral Olcay, en umutsuz denilen vak'aları dahi hayata döndürmeyi basardı...

 14 temmuz'da Tuzla belediyesi ekipleri 4 saat ara ile iki trafik kazası getirmişti.. İçlerinden bir tanesi felç olmuştu... Henüz çok gençti...belki 5 aylık... Belinden aşağı hareket etmiyordu ama yasamak istiyordu... Aytaç Bey'in kliniğinde teşhis, tedavi derken çok fazla kalmasına imkan yoktu... Bir eve çıkması, ona bakacak, banyosunu,egzersizini yaptıracak, yemeklerini, ilaçlarını aksatmayacak, ona sevgi verecek bir gönüllü anneye ihtiyacı vardı... Sude Hanım'ı tanımıyorduk ama gönderdiği mailde seve seve bakımını bir süre üstlenebileceğini yazmıştı... 23 temmuz günü Aytaç Bey'den oğlumuzu aldık, Sude hanımla buluşup, evine yerleştirdik... O gün ve ertesi günü telefonlaştık, bir sorun yoktu... Ama sevincimiz çok kısa surdu çünkü 25 temmuz sabahı erken saatte Sude Hanim, bakmaya devam edemeyeceğini, bel sorununun olduğunu, hastaneye gitmesi gerektiğini, oğlumuzu TRM' ye bırakacağını söyledi... Ne yapacağımızı şaşırmıştık çünkü çok hazırlıksız yakalanmıştık... TRM' ye gittiğimizde bizden önce gelmişlerdi... Sude hanım, oğlumuza Fındık ismini vermişti... Fındık, 2 gün öncesine göre inanılmaz gelişme göstermişti... çünkü Sude Hanım ve esi Kürşat Bey, Fındık'ı iyileştirmek için evde bir yürüme banti yapmışlar, banyo, masaj,egzersiz,ilaçlar derken inanılmaz bir caba göstermişler, Fındık'ta tüm bu çabaları karşılıksız bırakmamak için yasama tutunmuştu... TRM' de felçliler için bir bolum yok... Ve tabii özel ilgilenecek gönüllümüz de... "Ne yapacağız?" derken, ekip içinde en güvendiğimiz,sevdiğimiz dostumuz Mustafa Bey, "aşağıdaki tedavi konteynırına koyalım" deyince bir anda içimiz ferahladı... Sude Hanim, Fındık'tan gözyaşları ile ayrıldı... Mustafa Bey, elemanlara konteynırın içinde Fındık için bir bolum hazırlattı, oraya yerleştirdik... Yara açılmaması için sürekli kuru tutmak ve banyo yaptırmak, kasların güçlenmesi için egzersiz gerekiyor... İlaçlarının aksamaması, gıdasının özel olması.. ve bunun için de "GÖNÜLLÜ" gerekiyor.... Ve bu sözüm de eğer okuyorlarsa., Belediyedeki yetkililere; Lütfen kadro oluştururken dostumuz Sayın Mustafa Pilten gibi mesleğinde son derece basarili olmasının yani sıra, insani ve vicdani özelliklere, merhamet duygusuna sahip kişilerden yana secim yapın....
merhaba ;

öncelikle size tekrar teþekkür ederiz çünkü boncuk bizim bebeðimiz gibi oldu onu cok seviyoruz.
Devamı için tıklayın...

Merhaba,

merhaba biz pamuğun yeni ailesi pamuk hayatımız boyunca gördüğümüz en akıllı kopek onu çokkk seviyoruz eminiz ki oda bizimle çok mutlu..

Devamı için tıklayın...

Merhaba,


16 Mart 2008 de ekte resimlerini yollamış olduğum Foks' u sahiplenmiştik. Henüz bir ay bile dolmadan birbirimize çok alıştık.
Devamı için tıklayın...


Bu bölümde yayınlanmasını istediğiniz hikayelerinizi aşağıdaki adrese yollayabilirsiniz...
admin@tuzlaninkopekleri.com
Çağla, kardeşleri ile birlikte annesini ikna etti ve babası ile birlikte gelip göz bebeklerimizden birini alıp evlerinin yolunu tuttular... Onlarla çok mutlu olacağından eminiz...
Ne kadar mutlu görünüyor yeni ailesi ile değil mi????
Yeni evine doğru giderken...
Diğerleri için tıklayın...

Bu malzemeler her daim lazım...
rifocin amp
zefiran
depocilline 1.2
terramycine spray
nazal broncihine
sendesorb 1 numara
sendesorb 3/0 numara

adrenalin ampul
ivomec flakon 100 ml.
helmipar şurup
ORMANDA HAYAT !

Diğerleri için tıklayın...

Geçen hafta gönüllümüz Güher Hanım ve IBB TRM ekibi ile birlikte yine ormanda yemek dağıtıyordu... O gün ben de onlara eşlik ettim...
Tabii "orman" dediğimiz yerler arasında mesafeler çok uzun...her ilçe başka bir yere atıyor...
Burası Kurfallı...
Resimdeki bebekleri Güher hanım ve arkadaslar iki hafta kadar önce geldiklerinde görmemisler..
Anneleri de yoktu...Ya anneyi yakayamadılar ya da....kimbilir ne oldu...Belki en yakın köye veya getirildiği şehrin içindeki yere gitmeye çalıştı yuvrularına yemek bulabilmek için...Yemekleri döktük, dönmek için arabaya bindik ama az ileride bir yerlerden bebek havlaması geliyordu...Ekipteki arkadaşlardan biri binmedi.,sesin geldigi yöne doğru yürümeye başladı...

Biz de araba ile takip ettik.Eliyle "gelin" işareti yaptı, indik...Birileri cok derin bir çukur kazmış..."Herhalde define arıyorlardı" dedi ekiptekiler...Çukurun dibine eğilince araya sıkışmışs bebeği gördük...Mehmet indi, ardından da Erol ekipten...Kucaklayıp resimde gördüğünüz kardeşlerinin yanına koydular...Eger o gün oraya gitmeseydik.,o sesi duymasaydık..Gerçi "ne degisti" diyeceksiniz...Bir günlük veya iki günlük yemek bıraktık...Aynı yere sıra taa 15 gün sonra gelecek...Ve o yavrular orada olmayacak...
Onların yerine yenileri atılmış olacak...Ve bu kısır döngü hep devam edecek...
Neredesiniz?



Anne ve çocuklar. IBB"deki görevli arkadaşlarımız ve Gönüllümüz Güher hanım'ın çabaları ile atıldıkları bu orman kösesinde hayatlarını sürdürüyorlar... Sıra haftada 1 kez onlara geliyor. Onlarsa; insanların nankörlüğüne, merhametsizliğine, sevgisizliğine adeta ders vermek istercesine sabırla bekliyorlar...

 MERKEZİMİZ  DESTEK  OLUN !  SAHİPLENİN  ACİL  İHTİYAÇLARIMIZ  HABERLER  DESTEK VERENLER  TRAFİK KAZALARI VE TEDAVİLER  İLETİŞİM  ANA SAYFA